20 Mayıs 2026 tarihli Yeniçağ Gazetesi’nde yer alan habere göre, emekli vatandaşlar, bu bayramda misafir kabul etme veya ziyaret etme imkanlarının kalmadığını ifade ediyorlar. Düşük emekli maaşları ve azalmak bilmeyen hayat pahalılığı, birçok kişinin bayram coşkusunu gölgeliyor.
Eminönü’ndeki emekliler, bayram ikramiyesinin artık sadece birkaç kilo et almaya yettiğini belirterek, “Bu bayramda evde oturmak zorundayız,” diyerek dertlerini paylaşıyorlar. İşte emekli vatandaşların bayram planları ve yaşadıkları sıkıntılar:
– “Misafir kabul etmek mi? Hayır, kimseyi davet etmiyoruz. Altyapı tamamen bozuldu; bir bardak çay içmek bile lüks. Aldığımız 17 bin lira maaşın büyük kısmı faturalarımıza gidiyor, sonrasında elimizde sadece 10 bin lira kalıyor. Ekmek 20 lira olmuş; 78 yaşındayım, bu durumda ne yapabilirim? Bayramımı evde geçireceğim, divanım var, orada otururum artık.”
– “Bayram evde geçecek, bunu bilmeyen yok. İstanbul Kart’ımız olmasa, evden çıkmaya bile cesaret edemiyoruz. Hava almak için dışarı çıkıyoruz, ama hemen eve dönmek zorundayız. 4 bin lira ile ne yapabilirim ki? Memlekete gidemiyoruz.”
– “Ne kurban kesebiliyoruz ne de bayramı kutlayabiliyoruz. Torunlarımıza sadece 200’er lira bayram harçlığı verebiliyoruz ki bu bile onların günlük harçlıklarına yetmiyor. 4 bin lira bayram ikramiyesi, eve kadar gidecek kadar bile değil. Ancak market alışverişi yapabiliyoruz, o kadar…”
– “En düşük maaş 20 bin lira olacaktı, ama ben eşimden emekli olarak 17 bin 800 lira alıyorum. Bu durumda ne hazırlık yapabilirim? Torunlarıma hediye bile alamadım.”
– “4 bin lira bizim sadece elektrik paramız. Emekli öğretmenim ama maaşım hiç bir işe yaramıyor. Hayata tutunmaya çalışıyoruz, başka yolu yok.”
– “Emekli maaşları son derece yetersiz, her şeyin fiyatı ortada; bu bayram da düz bir şekilde geçecek. 4 bin liralık bayram ikramiyesi kesinlikle yeterli değil; önceki yıllara kıyasla çok daha az.”
Bu bayramda emeklilerin yaşadığı sıkıntılar, toplumun her kesimini etkilemeye devam ediyor. Ekonomik koşulların iyileşmesi ve emeklilerin haklarının korunması büyük bir ihtiyaç olarak ön planda duruyor.
