Eylem Tok, cinayet işleyen oğlunu koruma amacıyla ABD’ye kaçtığını ifade ederek, yaptığı eylemi “annelik” olarak savundu. Olay, 1 Mart 2024 gecesi İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde meydana geldi. 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un kullandığı araç, Oğuz Murat Aci’ye çarparak hayatını kaybetmesine neden oldu. Cihantimur, bu trajik olayın ardından annesi Eylem Tok ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçtı. İkili, 14 Haziran 2024’te Boston’da yakalanarak tutuklandı.
Eylem Tok’un cezaevinden yazdığı mektup, TGRT muhabiri Hanifi Bayar tarafından paylaşıldı. Mektubunda, oğlunu korumak için çaba gösterdiğini belirten Tok, “yasal varislerle anlaştığını” ifade etti. Tok, mektubunda şu sözlere yer verdi: “Uzun süre sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak zaman geçtikçe, kaza gecesi yaşananlara dair yapılan hatalı ve ön yargılı yorumların bir linç kampanyasına dönüştüğünü üzülerek gördüm.”
“İçgüdülerimle hareket ettim” diyen Tok, oğlunun kaza günü henüz 16 yaşında ve üniversiteye hazırlanan bir öğrenci olduğunu vurguladı. Cezaevinde liseyi tamamlayarak üniversite derslerine başlayan oğlunun, bu süreçte yaşadığı travmanın farkında olduğunu belirtti. Tok, “O gün ben bir anneydim ve doğruyla yanlışı ayırt edecek durumda değildim. Tek hedefim, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Oğlunun karakterine dair görüşlerini paylaşan Tok, “Hassas, vicdanlı ve kalbi temiz bir çocuktur. Ancak o gün yaşanan olaylar onun hayatında da derin izler bıraktı” ifadelerini kullandı. Kaza yerine gitmediğini ve polisin aranmasını engellemediğini belirten Tok, bu yanlış anlamaların kendisini derinden üzdüğünü ifade etti.
Yaşadığı duyguları tarif etmenin zor olduğunu belirten Tok, “Oğlum şoktaydı, ben ise korku ve panik içindeydim. Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Bu olayın en büyük acısının hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Onların yaşadığı acının tarifi yok” dedi. Tok, Aci’ye rahmet ve ailesine sabır diledi.
Tok, “Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum” diyerek, yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. “Biz kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermedik. Süreç boyunca yaşananlar, yalnızca hukuki değil, derin bir insani sınav oldu. Ancak kimseye kırgın değilim, çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerine anlatılanı görüyor” sözleriyle mektubunu tamamladı. Tok, gerçeklerin bilinmesini ve kalplerin biraz olsun yumuşamasını umduğunu ifade etti.